11 Mayıs 2014 Pazar

Inferno

Bir siyah hüzün, kara kalem, kara sayfa. Göz ucunda bekleyen her şey karanlık, her şey ölü(m). Bir harfler var aydınlık, parlak. Onlar da sıraya girerken kararıyor içten içe. Beyaz yazıyor, siyah okuyorsun. Baktıkça geriye, kararıyorsun. Kendince bir şey kaplıyor içini, siyah bir güneş misali. Bir tuval alıyorsun eline, tam da bu durumu anlatmak için. Bembeyaz bir 'sen' var önünde. Bütün hayatını, yaşamını, duygularını kendin belirleyeceğin bir 'sen'.

Renkleri karıyorsun, tablo oluşturmak için fırçayı birine batırıp başlamak istiyorsun tabloya. Orda bir yaşama an'ı var işte. Maviyle başlasan, özgürce, istediğin gibi başlayacak her şey. Bütün benliğiyle senin olacak, senden olacak, sana seni anlatacak. Ya da yeşil olsa fırçanın ucundaki, sakinleştirse seni. Seni içine alıp toprağa, toprak kokusuna götürse. Sen karışsan gerçeğe, karaya..

Sen karayla başlayacaksın ama, gerçekle başlayacaksın. Kendini buna hazırlamazsan olmaz çünkü, eksik kalırsın. Bir şey döndürecek nasılsa her şeyi hüzne, sen dönüştür kendini baştan.  Vakit kaybetme bunları yaşayarak..

9 yorum:

  1. Siyahla başlamak
    Gerçekten çok anlamlı ve güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. blog'a bakınca aklıma hep siyah geliyor, ben de temaya uygun bir yazı daha bulunsun içeride diye düşündüm.
      teşekkür ederim. :)

      Sil
    2. Tam adına yakışır olmuş zaten :)
      Gece yazmansa tam yerinde :))

      Sil
    3. alabildiğine karanlık, olabildiğine derin.
      :)

      Sil
  2. Öyle deme ama Bilal bütün gerçekler kara değildir ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benim renk paletim çok geniş değil sanırım. :)
      karartan gerçekler daha iyi olabilirmiş sanırım. daha öğreneceğim çok şey var.
      :)

      Sil
  3. kaybetmeden nasıl anlar insan kazandıklarını yahut gece olmadan nasıl bilinir gün ışığının kıymeti..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıymetini anlamak için bizden gitmesini beklemek.. öyle işte.

      Sil